Kitap Adı: İncir Kuşları
Yazar: Sinan Akyüz
Arka kapak:
Sinan Akyüzden Yüreğinize Dokunacak Bir Kitap!
Boşnak Kızın Bir Solukta Okunan Gerçek Hikâyesi...
Çok
satan romanlarıyla tanınan ve geniş okur kitlesine sahip yazar Sinan
Akyüz yine ses getirecek son kitabıyla okurlarını selamlıyor. Alfa
Yayınlarından çıkan İncir Kuşlarında yazar, Bosnalı bir genç kız olan
Suadanın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı
gücüne tanıklığa davet ediyor. Bosna tüm bilinmeyenleriyle ilk kez Sinan
Akyüz kalemiyle yazıldı... Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir
soykırımı Suadanın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi
edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde "savaşı ve şiddeti", savaşın
içinde de "aşkı ve inancı" ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna
Savaşının bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap
okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor.
Suada Yugoslavya’da yaşayan güzel ve alımlı bir Boşnak kızdır. Üç
çocuklu bir ailenin en küçük kızı olan Suada başarılı bir öğrencidir ve
Saraybosna’da konservaturarı kazanarak piyano bölümüne girer. Bir gün
Profesör Duşanka’nın dersinde iken kapı çalar ve içeriye bir genç gier.
Suada Tarık ismindeki bu gence ilk görüşte aşık olur. Vukadin adındaki
Sırp genç de Suada’ya deliler gibi aşık olur. İki genç aşklarını
Suada’ya açarlar ve Suada Tarık’ı seçer. Bunun üzerine Vukadin çılgına
döner ve konsevaturarı terk ederek orduya girer.
Suada ile Tarık güzel bir aşk yaşarlar ve nişanlanırlar. Herşey çok
güzel gider fakat sırp gençlerin çıkardığı taşkınlıklar müslümanlar
arasında savaş korkusu oluşmasına neden olur. Suada buna pek ihtimal
vermez ve 1992 yılının Nisan ayında Ramazan bayramı öncesinde köyüne
giderek ailesini ziyaret eder. Otobüse binmeden önce yerde bir kağıt
parçası görür ve kağıtta bu Ramazan bayramının çok kanlı geçeceği yazar.
Buna rağmen moralini bozmaz ve köyüne doğru yola koyulur.
Suada köyüne vardığında acı haberi de alır. Savaş başlamıştır ve
Saraybosna yerle bir edilmiştir. Tarık kendini kurtararak Yeşil
Berelilere katılır. Suada köyünde gizlenir fakat sırpların köyü basması
pek uzun sürmez. Annesi ve bir kız kardeşi öldürürlür ve Suada babası ve
diğer kız kardeşi ile birlikte esir alınır. Tek suçları Müslüman
olmalarıdır.
Esir kampında Suada’yı acı bir tesadüf bekler. Karşısında Vukadin’i
bulur. Fakat Vukadin’in kalbindeki aşkın yerini intikam duygusu almıştır
ve Suada’ya tecavüz eder. Sırplar sırp askerler ile takas etmek için
Boşnak kadınlarına tecavüz ederek onları hamile bırakmaya başlar. Suada
da Vukadin ile birlikte farklı esir kamplarında olayların acı tanığı
olur.
Vukadin savaşta yaralanır ve ölür. Bunun üzerine Suada hamile bir
şekilde diğer esirlerin arasında yerini alır. Takas sırası ona da
gelmiştir ve karşısında Boşnak askerleri görünce göz yaşlarına hakim
olamaz.
Yaşadığı travma nedeni ile psikolojik destek almak üzere hastaneye
yatar. Suada’nın mükemmel piyano çaldığını öğrenen hemşireler yardım
derneği için piyano çalmasını isterler. İlk konserinde büyük beğeni
toplar fakat onu alkışlayan başka biri daha vardır. Konservatuardaki
profesörünü karşısında görür ve ilk olarak Tarık’ı sorar. Profesör
Tarık’ın sağ olduğunu söyler fakat Suada utancından onun karşısına
çıkmaya korkar. Karşı karşıya geldiklerinde ise Suada’yı bir acı daha
bekler. Tarık savaşta iki ayağını da kaybetmiştir. Tarık’ın Suada’ya tek
sorusu “Beni böyle kabul edebilecek misin?” olur. İki aşık birbirinden
bir daha ayrılmamak üzere sıkıca sarılırlar.
Fotoğraf: Tarık Samarah
Yorum :
Gerçektende okurken gözyaşlarımı zor tuttuğum bir kitaptı bosnada yaşananlar inanılır gibi değil insan olanın insana yapmayacağı zulumler yapılmış.Suadanın yaşadıklarını boşnak kadınların yaşadıklarını kaldırmak çok zor birşey bence( Allah onların her daim yardımcısı olsun) Romanda anlatılan Vukadinin aşkı aşk olamaz hiç bir aşık sevdiğine bu zülmü yapmaz
Bence İncir kuşları muhakkak okunması gereken bir kitap bir milletin bir millete hatta hergün gördüğü komşusuna dostuna yaptığı zulmü anlatıyor
0 yorum:
Yorum Gönder