.circlemenu{ width: 100%; overflow:hidden; } .circlemenu ul{ margin: 0; padding: 0; font: bold 14px Verdana; list-style-type: none; text-align: center; } .circlemenu li{ display: inline; margin: 0; } .circlemenu li a{ display:inline-block; text-align:center; text-decoration: none; color: white; background:#b30707; margin: 0; margin-right:5px; width:100px; height:100px; border-radius: 400px; -moz-border-radius: 400px; -webkit-border-radius: 400px; } .circlemenu a span{ position:relative; top:40%; } .circlemenu li a:visited{ color: white; } .circlemenu a:hover{ background: #ff1774; } /* ugurturkoglu.blogspot.com */ .bubblewrap{ list-style-type:none; margin:0; padding:0; } .bubblewrap li{ display:inline; width: 60px; height:60px; } .bubblewrap li img{ width: 50px; height: 50px; border:0; margin-right: 4px; -webkit-transition:-webkit-transform 0.1s ease-in; -o-transition:-o-transform 0.1s ease-in; } .bubblewrap li img:hover{ -moz-transform:scale(1.8); -webkit-transform:scale(1.8); -o-transform:scale(1.8);
Hey! Bu yazıyı sosyal medyada arkadaşların ile paylaşmak istermisin?
İNCİR KUŞLARI

İNCİR KUŞLARI

Kitap Adı: İncir Kuşları
Yazar: Sinan Akyüz







Arka kapak:
Sinan Akyüzden Yüreğinize Dokunacak Bir Kitap!

Boşnak Kızın Bir Solukta Okunan Gerçek Hikâyesi...

Çok satan romanlarıyla tanınan ve geniş okur kitlesine sahip yazar Sinan Akyüz yine ses getirecek son kitabıyla okurlarını selamlıyor. Alfa Yayınlarından çıkan İncir Kuşlarında yazar, Bosnalı bir genç kız olan Suadanın gerçek yaşamından yola çıkıyor. Okuru savaşın ve aşkın yakıcı gücüne tanıklığa davet ediyor. Bosna tüm bilinmeyenleriyle ilk kez Sinan Akyüz kalemiyle yazıldı... Sinan Akyüz dünyanın seyirci kaldığı bir soykırımı Suadanın öyküsüyle yeniden gündeme getiriyor. Yakın tarihi edebiyatla buluşturan yazar, aşkın içinde "savaşı ve şiddeti", savaşın içinde de "aşkı ve inancı" ustalıkla harmanlıyor. Bu romanla Bosna Savaşının bilinmeyen bambaşka bir yüzü gün ışığına çıkarken; kitap okuyucusuna sürpriz bir sonla veda ediyor.
 Suada Yugoslavya’da yaşayan güzel ve alımlı bir Boşnak kızdır. Üç çocuklu bir ailenin en küçük kızı olan Suada başarılı bir öğrencidir ve Saraybosna’da konservaturarı kazanarak piyano bölümüne girer. Bir gün Profesör Duşanka’nın dersinde iken kapı çalar ve içeriye bir genç gier. Suada Tarık ismindeki bu gence ilk görüşte aşık olur. Vukadin adındaki Sırp genç de Suada’ya deliler gibi aşık olur. İki genç aşklarını Suada’ya açarlar ve Suada Tarık’ı seçer. Bunun üzerine Vukadin çılgına döner ve konsevaturarı terk ederek orduya girer.

Suada ile Tarık güzel bir aşk yaşarlar ve nişanlanırlar. Herşey çok güzel gider fakat sırp gençlerin çıkardığı taşkınlıklar müslümanlar arasında savaş korkusu oluşmasına neden olur. Suada buna pek ihtimal vermez ve 1992 yılının Nisan ayında Ramazan bayramı öncesinde köyüne giderek ailesini ziyaret eder. Otobüse binmeden önce yerde bir kağıt parçası görür ve kağıtta bu Ramazan bayramının çok kanlı geçeceği yazar. Buna rağmen moralini bozmaz ve köyüne doğru yola koyulur.


/_np/5791/16065791.jpg












Suada köyüne vardığında acı haberi de alır. Savaş başlamıştır ve Saraybosna yerle bir edilmiştir. Tarık kendini kurtararak Yeşil Berelilere katılır. Suada köyünde gizlenir fakat sırpların köyü basması pek uzun sürmez. Annesi ve bir kız kardeşi öldürürlür ve Suada babası ve diğer kız kardeşi ile birlikte esir alınır. Tek suçları Müslüman olmalarıdır.



Esir kampında Suada’yı acı bir tesadüf bekler. Karşısında Vukadin’i bulur. Fakat Vukadin’in kalbindeki aşkın yerini intikam duygusu almıştır ve Suada’ya tecavüz eder. Sırplar sırp askerler ile takas etmek için Boşnak kadınlarına tecavüz ederek onları hamile bırakmaya başlar. Suada da Vukadin ile birlikte farklı esir kamplarında olayların acı tanığı olur.
Vukadin savaşta yaralanır ve ölür. Bunun üzerine Suada hamile bir şekilde diğer esirlerin arasında yerini alır. Takas sırası ona da gelmiştir ve karşısında Boşnak askerleri görünce göz yaşlarına hakim olamaz.


Yaşadığı travma nedeni ile psikolojik destek almak üzere hastaneye yatar. Suada’nın mükemmel piyano çaldığını öğrenen hemşireler yardım derneği için piyano çalmasını isterler. İlk konserinde büyük beğeni toplar fakat onu alkışlayan başka biri daha vardır. Konservatuardaki profesörünü karşısında görür ve ilk olarak Tarık’ı sorar. Profesör Tarık’ın sağ olduğunu söyler fakat Suada utancından onun karşısına çıkmaya korkar. Karşı karşıya geldiklerinde ise Suada’yı bir acı daha bekler. Tarık savaşta iki ayağını da kaybetmiştir. Tarık’ın Suada’ya tek sorusu “Beni böyle kabul edebilecek misin?” olur. İki aşık birbirinden bir daha ayrılmamak üzere sıkıca sarılırlar.

Fotoğraf: Tarık Samarah

Yorum : 
Gerçektende okurken gözyaşlarımı zor tuttuğum bir kitaptı bosnada yaşananlar inanılır gibi değil insan olanın insana yapmayacağı zulumler yapılmış.Suadanın yaşadıklarını boşnak kadınların yaşadıklarını kaldırmak çok zor birşey bence( Allah onların her daim yardımcısı olsun)  Romanda anlatılan Vukadinin aşkı aşk olamaz hiç bir aşık sevdiğine bu zülmü yapmaz 
Bence İncir kuşları muhakkak okunması gereken bir kitap bir milletin bir millete hatta hergün gördüğü komşusuna dostuna yaptığı zulmü anlatıyor




0 yorum:

Yorum Gönder